BİNDİK BİR ALAMETE GEDEYOK KIYAMETE
Sevgili okurlarım öncelikle herkese merhaba
Bu siteye ilk üyeliğim ilk yazım ilk tecrübem olacak amötör olarak..
İlk paylaşmak istediğim konun başlığından yola çıkarak günümüz Türkiye si TÜRKİYEMİZ
SEVGİLİ arkadaşlar sıradan bir sözü tekrarlamak istiyorum.
Nereden geldik Nasıl geldik Nereye gidiyoruz
Toplumumuzda işleyen bir düzen var.
Bunun nasıl ve hangi bilinçle işlediğine çoğu kez şahit oluyoruz.
Peki, ne kadar dile getiriyoruz.
Yıllardır Türklerin bir cep telefonu icat edemeyecek kadar zeki olup olamadıklarını düşündüm. Ülkemizde zeki insanlarının geçmişten bu yana isimlerini duymama rağmen.
Çoğu kez telefonumu memnuiyetsiz kulandım.
Bir tek bu mu?
Tüm teknolojik ürünleri düşünmek gerek hatta tüm üretimi.
Sonra neden bunun böyle olduğunu düşündüm
Kendimi kendim de olduğumdan beri dışarıyla birlikte sorguladım hayatın akışıyla .
Doktora gittim.
Doktor yerinde yok. olması gereken bir zamanda.
Doktorlar odasına gittim sevkimi gösterdim bizzat odasına davet ettim.
Tüm ısrarlarıma rağmen gelmeyip şikâyetimi âcizane anlattıktan sonra kendisiyle alakası olmayan bir durumun olduğunu söyledi. Beni o doktora sevk eden bir diğer doktorun şaşkın bakışıyla şoka girdim. şokun üzerine doktorun cebi çaldı bir yandan cep telefonuyla konuşan doktor diğer yandan yanında raf dizayn eden hemşirenin bacaklarını tacize başladı. artık dayanamazdım.
"Doktora doktor olmuşsunuz ama insan olamamışsınız size parayı yatırıp öyle muayne olmak var değil mi?
Siz ancak bir hasta ölüm döşeğindeyken çaba sarf edersiniz."
Bu diğer doktorlarla saygısızlık olmasın çünkü ülkemiz de harika doktorların olduğu bir kesin. Fakat devlet hastanelerinin çoğunun durumu biliyoruz ki içler acısı.
Sonra başka hastanelere gittim birçok yerde durum vahim.
Muayene olmaya gidiyorum ameliyatlı insana çarpıyorsun vs.
Doktorlar gerçek bir doktor bu seferde alan dar.
"keşke size daha iyi hizmet verebilseydik diye iç geçiren yeni doktor adayları"
Devlete ait halka hizmet veren yerler genelde yoksulların fakirlerin orta halli memurların kısacası geneli mazlum ya da eğitimsiz insanlar. Fakat biliyoruz ki karşısındakilerden daha sabırlı daha insancıl.
Günlerden bir gün yolum adliye sarayına düştü kaymakamlığa ufak bir şikâyet davam var.
İnsanlar koridorda köylerden gelmişler hepimiz bekliyoruz
Hâkim hanım ha geldi ha gelecek saat 11 oldu. Sonunda bir kaçımızın işini hallettiler onar dakikada Allah razı olsun. Derken beni öğlen 3 ertelediler.
Yine gittim yine aynı kalabalık
Gelmediğini düşündüğüm hâkimin yazı kaynaklarında çay içtiğini duyduk. hepimiz zor tutuyorduk kendimizi saat 4 olmuştu çok konuşanlar sayesinde hakim iş başı yapabildi.
Fakat neler söylenmedi ki.
Sonra bir ara sessizlik hüküm sürdü yine durdu sistem dayanamadım
Girdim işimi hallettiğim sırada dışarıdan yaşlı bir amcam bakıyordu hakim tiksinmiş yüzüyle
"Ay yine geldiler."
DURUM BUDUR.
Devletimizin hemen hemen tüm kademelerinin çoğunda burada benim borum öter kral benim tarzında eylemler var.
Halk suskun
Halk onlara mecbur gibi
Halk boynu eğik
Konuşursa şamarı yer
Zengin ve rütbeliysen sıra gerekmez
"ay mesai bitse de gitsek"
Ay yoruldum eve gitcem uyuyacağım hemen"
Yok yok
Özel sektörün birçok kesimin de de bu böylemidir.
Konumuzla ilgisi nedir bu yazdıklarım sormadan anladınız bence
Çarpık dağınık bir düzen
Bir boş vermişliğin içinde can çekişiyormuş gibi işleyen bir bir toplum
Pili bitmek üzere olan bir saat gibi.
YAPMALAYIM.
İşe saygı emeğe saygı
Bu bir fotosentez değimlidir.
Sen keyfi davran ben keyfi o keyfi
Kimlere kalacak bu ülke o zaman?
tabiî ki çakallara
Jokeylere papazlara gözü üç kızlara
Halk nasıl olsa vergi veriyor
Yurt dışı da Allah razı olsun karşılıyor lüksümüzü
yola devam
hepbirlikte Susalım o zaman
....